Etiket: vegan

Neden Bir Çok Vejetaryen Yeniden Et Yemeye Başlıyor?

Dr. Hal Herzog

Belki Güneyli bir Baptist olarak yetiştirildiğimden, dinden dönenler hep beni cezbetmiştir, bu yüzden neden çok sayıda vejetaryenin tamamen bitki temelli beslenme biçimlerini bıraktığını öğrenmeye karar verdim. Eski vejetaryenlerin motivasyonlarını incelemek için  Morgan Childers ve ben bir websitesi kurduk. Buraya bir survey ekledim, konu elbette yemek yemekti. Ardından, beslenme, sağlık, hayvanların maruz bırakıldığı davranışlarla  ilgili sitelerde eski vejetaryenlere çağrıda bulunduk.

(daha&helliip;)

Karnizm Dersleri: “Et”in Anlamı

-eski bir çeviri-

Kelly Garbato

Melanie Joy karnizmin “et”in tüketimine yönelik düşünmeyişimizin altını çizen görünmez bir inanç sistemi (ya da ideoloji) olduğunu söylüyor. Bu davranışı öylesine içselleştirmişiz ki –yani “et”yemeyi- bunu bir seçim olarak görmüyoruz, tersine kör bir şekilde onu normal ve gerekli bir şey, bir hayat tarzı olarak kabul ediyoruz; “et”tüketimi, “neyse o”dur. Karnizm vejetaryenizmin mantıksal zıddını oluşturuyor; insan et yememeye karar verebileceği gibi et yemek de bir seçim aslında. Ancak “vejetaryenizm” ve “veganizm” terimleri genel bir deyişken “karnizm” için böyle bir sözcük bulunmuyor. “Et” tüketimini destekleyen ideolojinin bir ismi olmadığı için,  “et”yemek doğal, kaçınılmaz ve inanç sistemimiz dışında kalan bir şey olarak görülüyor. Ya da hiç görülmüyor- görünmez oluyor. Bunu düşünmekten uzak durabiliyoruz; çünkü bunu konuşmak için araçlarımız yani kelimelerimiz yok. İsim vererek güç sahibi oluyoruz. Kelimeler önemli.

(daha&helliip;)

Yemek, Kişisel Bir Seçim midir?

IMG_0260

James McWilliams

Yakın zamanlarda Güney Teksas’ta et içermeyen beslenme biçimleri üzerine bir konuşma yaptım. Tahmin edebileceğiniz gibi aldığım tepki oldukça olumsuzdu. Aslında tek alkışı soru-cevap bölümünde dinleyicilerden biri yaptığım konuşmanın onda gidip daha fazla et yeme hissi uyandırdığını söylediği zaman aldım. “Ayrıca” diye ekledi adam,” “ne yediğim beni ilgilendirir- tamamen kişisel bir mesele”. On yıldan fazla bir süredir gıda ve tarım üzerine yazılar yazıyorum. O akşama dek bu temel soru üzerine ciddi olarak düşünmemiştim: yemek kişisel bir mesele midir?

(daha&helliip;)

Karnizmi Anlamanın Önemi

-eski bir çeviri, yeniden –

Dr. Melanie Joy

Vejetaryen ve veganlar hayvanların yetiştirilmesi ve üretimiyle ilgili farkındalık yaratma konusunda son derece başarılı. Tıp profesyonelleri  bitkiye dayanan bir beslenme tarzının meşruluğunu kanıtladılar; gizli araştırmalar da fabrika çiftçiliğinin dehşetlerini ifşa etti; pandemik gripler ve kirli hayvan ürünlerinin geri toplanması da halkın hayvancılıkla iligli şüphelerini sağlamlaştırdı; vejetaryen restaurantlar, gıda ürünleri, vejetaryen yemek kitaplarının da sayısı giderek artıyor; giderek daha çok ünlü insan bu meselenin lehine tavır alıyor ve sürdürülebilirlikle ilgili küresel  ilgi  hayvan yeme konusunu da halkın gündemine taşımaya devam ediyor.

(daha&helliip;)

“Hayvanları Vuran Her Şerefsiz Vurulsun”

Bu yazıyı  facebook’ta birisinin duvarında gördüm…ne zaman çevirdim hatırlamıyorum; ama tuvalette kedinin bacaklarını kırıp gözlerini oyan yaratıktan sonra cuk oturdu …

Dr. Steve Best

Hayvanları zehirleyen her adi şerefsiz, ölümcül kimyasallara boğulsun;   Diri kesim uygulayan her şerefsiz diri kesimciye diri kesim uygulansın, bok gibi kenara atılsın;   Her şerefsiz fabrika çiftliği sahibi senelerce karanlık , leş kokulu bok deliklerinde, küçücük kafeslere tıkılı kalsın;

Mezbaha sahibi her şerefsizin vücudu lime lime kesilsin, kanı tamamen boşalsın diye asılsın;

Her kürk çiftliği sahibi kızarıp şenlik ateşi gibi duman tütene dek elektrikli sopalarla götünden sikilsin;   Her balina avcısı başından zıpkınla vurulsun, her yunus balığı katili koylarda buzulları kıpkırmızı edecek şekilde bıçaklansın, her fok katilinin derisi annesinin gözleri önünde diri diri soyulsun;

(daha&helliip;)

Bütün Kölelik Türlerine Son Vermenin Zamanı

Nick Pendergrast

1862 yılında Chicago’da köleliğin kaldırılması amacıyla yapılan halk protestoları sonucunda ABD  Başkanı Abraham Lincoln ABD’deki kurumlaşmış köleliğe karşı eyleme geçip köleliği tamamen ortadan kaldırmaya karar verdi.

Lincoln, aslında genelde sanıldığının aksine, kölelik karşıtı birisi değil pragmatik bir politikacıydı. Aslında kölelik umurunda filan değildi, ister kölelik kaldırılsın isterse devam etsin, farketmiyordu, o anda politik çıkarları neyse ona göre davranıyordu.

(daha&helliip;)

Vejetaryenliğin Nesi Yanlış?

 Bir “düşmüş”

“Vejataryen” sözcüğü 19.yüzyılın ortalarında kullanıldı ilk kez. O zamandan beri memeliler, kuşlar ve balıkların etini yemeyen ama memelilerin kuşların diğer ürünlerini ; özellikle de tavukların yumurtalarını ve ineklerin sütünü tüketen insanları anlatmak için kullanılıyor. Bu yazıda “vejataryen(izm)” sözcüğünü kullanırken beslenmelerinde süt ürünleri ve yumurta kullanan kişileri ya da pratikleri kastedeceğim.

(daha&helliip;)

Gerçekler ve Hayvanların Ahlâki Statüsü

Tarih öncesinden 20.yüzyıla kadar, neredeyse herkes, insanların hayatta kalmak için hayvanları kullanmaya ve yemeye ihtiyacı olduğuna inanıyordu. Özellikle de 19. yüzyıldan önce durum böyleydi; 17 ve 18.yüzyıllarda Rene Descartes, John  Locke ve Immanuel Kant gibi düşünürler hayvanların doğası üzerine cidden sağlıksız görüşlere sahipti; bu görüşler Tanrı’nn hayvanları dünyaya biz onları “kullanalım” diye koyduğu ve hayvanlara karşı hiç bir ahlâki/moral sorumluluğumuz olmadığı gibi bir düşünceye dayanıyordu.

(daha&helliip;)

10 Milyar Saniye…

Hayvan sömürüsü gruplarının ön cephelerinde yer alanları, çoğu kez hayvan sömürüsüne son vermek isteyen veganları “aşırı” olmakla suçluyor. Ama kölelik karşıtı veganların böylesine şiddet dolu bir ekstremizme izin veren “uygar” bir toplumun ve endüstrinin gerçek ve şiddet dolu ekstemizmi karşısındaki o sözde “aşırılığı”na bir bakalım:

(daha&helliip;)

İnsan Kimliği Politikası: Homo İndeterminus

-eski bir çeviri, yeniden-

Dr. Steve Best

Görünüşe göre, toplumsal hayat; ırk, toplumsal cinsiyet, dini görünüm, ulusal arkaplan ve cinsel tercihler üzerine hareket eden kimlik politikaları çeşitleri üzerinde bölümleniyor. Ancak bütün insan türünün kimliğiyle ilgili bir başka büyük kimlik biçimi daha var.

İnsanlar evrimci geçmişleri keşfetmeye devam edip büyük kuyruksuz maymunların ve diğer hayvanların zekası hakkında daha doğru bilgilere ulaşmaya devam ettikçe, kainatta bizlerden daha gelişmiş hayat biçimleri aramaya devam ettiği sürece, sofistike bilgisayarlar ve yapay zeka örnekleri ve yapay hayat (mesela kendi kendine üreyen dijital DNA gibi) ürettikçe, tür sınırlarını aşıp genlerini diğer hayvanlarla değiştirdiği sürece ve biyonik vücutlara doğru ilerledikçe şu soru ister istemez ortay çıkıyor:Homo sapiens kimdir? İnsanlar gerçekten eşi bulunmaz varlıklar mıdır?

(daha&helliip;)

En Lezzetli Şey

Lisa Viger

“Son iki buçuk yıl içinde,  hiç tereddüt etmeden ve hafif teatral bir şekilde söylemek isterim ki; uzun zamandır yediğim en lezzetli şey bir kâse sıcak domuz kanıydı”. Bill Buford’un New York Times Magazine dergisine yazdığı yazı böyle başlıyor… kanını içmek için bir canlıyı öldürdüğünü anlattığı yazı.

Kan bir domuza aitti; oldukça zeki, sosyal anlamda kompleks bir hayvana. Bir çok hayvan davranışı bilimcisi tarafından domuzlar 3 yaşında bir çocuk kadar zeki kabul ediliyor.

(daha&helliip;)

VEJETARYEN OLUN, GEZEGENİMİZİ KURTARIN.


Hayvan çiftçiliği, yeryüzündeki toprak alanın %30unu otlak ve yiyecek yetiştirmek için kullanıyor  (DünyaTarımÖrgütü 2006). İngiltere’de tarım alanlarının % 70’i, hayvan otlatmak amacıyla mera olarak kullanılıyor (Dünya Tarım Örgütü 2004). Araştırmalar, İngiltere’nin vegan beslenmesi durumunda, şimdiki tarım alanının 4’te 1’inden daha az kısmına ihtiyaç duyulacağını gösteriyor ( Spedding 1990). Çiftlik hayvancılığı aynı zamanda,aşırı otlatma, verimsizlik ve erozyon nedeniyle mera alanlarının %20’sinde tahribat yaratarak bir hayli geniş çapta toprak tahribatına neden oluyor (Dünya Tarım Örgütü 2006). Bu oran, uygunsuz politikaların ve yetersiz hayvancılık yönetimlerinin çölleşmeyi arttırdığı kurak alanlarda çok daha yüksek (DTÖ 2006). Hayvan çiftçiliği , ormansızlaşmada da yıkıcı bir rol oynuyor. Latin Amerika’da Amazon’daki eski ormanları %7’si mera alanına dönüştürüldü (DTÖ 2006). Hayvanlar için yapılan Soya üretimi ormansızlaşmanın bir diğer esas nedeni…Global üretimin yaklaşık %75’i çiftlik hayvanlarının beslenmesine ayrılıyor. Soya üretimine ve dolayısıyla, yağmur ormanlarının tahrip olmasına neden olan durum ise, insanların ete olan talebi…Vegan olmak, her yıl bir dönüm ormanın kurtulmasını sağlıyor.
’’Hayvan ürünleri ve balık tüketenler, tahılı, gıda olarak alma ihtiyacında olanlarla doğrudan rekabet etmektedirler’’ (Lester Brown, Dünya Gözlem Enstitüsü eski başkanı, ABD)

‘’10 yıl gibi kısa bir süre içerisinde, Gezegen basit bir seçim yapmak zorunda kalacak. Tarım, ya insanları doyurmak için sürdürülecek yada hayvanları.. Çünkü her ikisini de yapabilecek durumda değil…’’ George Monbio

Dünyadaki gıda hasatının hemen hemen yarısı çiftlik hayvanları için kullanılmaktadır ve kalorilerin tamamına yakını hayvanları hayatta tutacak kadar kullanılır. Çiftlik hayvanları tarafından tüketilen kalorilerin sadece küçük bir kısmı -gerçekten-ete dönüştürülür. Dünyadaki tahılın 3’te 1’i hayvanları beslemek için kullanılıyor. 1 kilo buğday için sadece 1000 litre su gerekirken bir çeyrek sığır burgerin üretilmesi için 11.000 litre su,bir ineğin 1 litre süt üretmesi içinse 2000-4000 litre arası su gerekiyor. Tahıl için ayrılmış 1 dönümde, et tüketimine ayrılmış 1 dönümden beş kat daha fazla protein üretilir. Aynı şekilde, mercimek, fasulye, bezelye, nohut vb baklagiller de 10 kat fazla protein üretir. (Seager 1995).Hayvan ürünlerini gıda poliçesinin merkezine koymak,dünya nüfusunu besleyebilme şansımızı ortadan kaldırmaktadır. Büyüyen insan nüfusunu beslemek için bir şeyler yapmamız gerekiyorsa tek seçeneğimiz var. O da, sebzeye dayalı bir beslenme şeklini uygulamak..

Gezegeni kurtarın.
Vegan olun.

Çeviri:Melis Bulu

Veganizmin Dejenerasyonu: Siyaset, Bilim ve Etikten, Lifestyle Tüketiciliği, Fundamentalizm ve Dine

 

Dr. Steve Best

 

Bir çok insan kendilerini ve bu zayıf hareketi hatalardan ve kusurlardan kurtarmak için acele ederken çok önemli bir noktayı gözden kaçırıyor ve veganizmin bir din olmadığı, tam tersine onun antitezi olduğunda ısrar etmeye devam ediyor. İnsanı rahatlatsa da bir çok anlamda yanlış.

Dini tam anlamıyla ve uygun şekilde tanımlayan bir çok kriter var, veganizm bu kriterlere sahip olmasa da  rahatsız edici bir dereceye kadar  bir çok kriteri içine aldığını görüyoruz. Veganizm, doğru şekilde algılandığında hem bilimdir, hem etiktir, hem de zulme karşı geliştirilmiş bir politikadır. Ama bu hareket İsa’nın dünyaya yeniden geleceğine ve Dünya Kurtuluşu’nun biz henüz hayattayken, hatta bir kişiye göre 6 sene içerisinde meydana geleceğine inanan Samimi Dindarlar ve fundamentalistlerle dolu. Ve bir şekilde veganizmin yayılmasının devrimci bir değişime dönüşeceğine de eminler, yeter ki tahakkümcü sosyal yapılara dikkat edilsin.

(daha&helliip;)

Gecikmiş Bir Anneler Günü Kutlaması

Gary Smith

Bugün dünyanın her yerindeki anneleri – bizi doğuran kadınları ve bize toplumun dürüst üyeleri olmamızı öğreten kadınları onore ediyoruz. Çoğumuzun annelerimizle ve  çocukluğumuzla  ilgili güzel anıları var, saçlarımızın bizi teskin eder şekilde okşanması, hasta olup da yatakta yattığımız o zamanlar ve annelerimizin sırf bizim için pişirdiği nice yemek… hepsi aklımızda.

(daha&helliip;)