Etiket: marc bekoff

Onların Acısı, Sizin Sesiniz: Hayvan Refahı ve Hayvan Hakları

Marc Bekoff

İnsanlar diğer hayvanları kafeslere tıkıp insanlar gelişsin diye onların köklerini kazımalı, onları yemeli ya da giymeli, birbirine yedirmeli, ya da bir yaşam alanından bir diğerine sürmeli mi? İnsanların diğer hayvanlarla olan ilişkilerinin karmaşıklığı kim olduğumuz üzerine bizi düşünmeye zorlayan moral bozucu ve insanı geren bir takım sorular koyuyor ortaya. Çoğu kez hayvanların fiziksel ve psikolojik sağlıklarıyla ilgilenen insanların neden varolan problemlerin çözümleri konusunda diğer insanlarla hemfikir olamadığı merak edilir. Bu insanlar, hayvan refahı ve hayvan haklarını savunan insanların rızaları olmayan canlılara nasıl isterlerse öyle yapabileceğine inandıkları canlıları korumak adına aynı çözümleri kabul edeceğine inanıyorlar. Ancak çoğu kez durum böyle değil.

(daha&helliip;)

Hayvanlar Düşünüyor ve Hissediyor mu?

Marc Bekoff

Yas tutan tek hayvanın insan olduğunu düşünmek küstahlık.

Yas tutan tek hayvan biz değiliz.

Hayvanların zengin ve derin duygular deneyimlediğine şüphe yok. Hayvanlarda duyguların evrim geçirip geçirmediği gibi bir soru söz konusu değil, bu duyguların neden bu şekilde evrim geçirdiği, bir soru olarak karşımıza çıkıyor. Duygularımızın atalarımızın, hayvan akrabalarımızın bize hediyesi olduğunu asla unutmamalıyız. Bizim duygularımız var. Diğer hayvanların da öyle.

(daha&helliip;)

“Empatik Uygarlık”

Marc Bekoff

Jeremy Rifkin’in “Empatik Uygarlık” adlı eserinin yanı sıra bazı başka kitaplar da insan empatisinin yaygınlığı ve önemi konusuna eğiliyor. Bu kitaplar arasında Dacher Keltner’in “İyi Olmak İçin Doğmuş”, “Şefkatli İçgüdü: İnsan İyiliğinin Bilimi” adlı kitaplarını ve Frans de Waal’in “Empati Çağı” adlı eserini sayabiliriz.

(daha&helliip;)

Hayvan Manifestosu: Radikal Bir Şefkat

03 Mart Hayvan Hakları Yürüyüşü için…

Marc Bekoff

Hayvanlar bizden ne istiyor? Onların manifestosu, bize daha iyi davranın ya da bizi rahat bırakın olabilir.

Kim oldukları ve onlara nasıl davrandığımız düşünülünce bizden bunu istemekte sonuna dek haklılar. Çoğu kez öteki hayvanlarla  ilişkimizi belirleyen şey zulüm oluyor. Hayvanlar kendilerini güvende, emniyette hissetmek, huzur içinde yaşamak istiyorlar, aynen bizim gibi. Hayvan manifestosu, daha çok nezaket içeren bir eylem çağrısı. Öteki hayvanları kurtarırken bir yandan da kendimizi kurtarıyor olacağız. Hayvanların nelere ihtiyacı olduğunu, bizden ne istediklerini dinlerken kendimiz hakkında da bir çok şey öğrenebiliriz.

(daha&helliip;)

İnsan Tarzı Şiddet Öteki Hayvanlarda Yok

Marc Bekoff

Etholog

Newtown, Connecticut’ta yaşanan trajediden sonra (ilkokul katliamı) bazı insanlar bana “hayvanlara bakarak insan şiddeti hakkında ne öğrenebiliriz ?” sorusunu sordu. Bu konuda daha önce de yazmıştım, ama ABD’nin de dahil olduğu savaşlara ek olarak son zamanlarda insan şiddetinin örnekleri olarak tanık olduğumuz dehşet verici olayları düşününce öteki hayvanların sosyal davranışıyla  ilgili neler bildiğimiz üzerine yeniden düşünmenin zamanı geldi diyebiliriz. Bu konuda bilimsel araştırmaların ortaya koyduklarına yeni referanslar eklememiz iyi olur. Kısaca söylemek gerekirse; kendi şeytani, kötülük ve şiddet dolu davranışlarımız için öteki hayvanları suçlamamamız gerekiyor.

(daha&helliip;)

Türcülük İşe Yaramıyor

 

Marc Bekoff

Şempanzeleri kayır, karidesleri kızart, farelere şok ver, bitleri öldür, domuzları ye, kurbağalara dirikesim yap, tavşanları kör et… bütün bu alışkanlara yön veren ne?

150 yıl önce, Charles Darwin klasik kitabı Türlerin Kökeni’ni yayınladı. Bu  kitap bugüne dek basılan en etkili kitaplardan birisi kabul ediliyor. Hem bu kitapta hem de başka eserlerinde Darwin türler arasında var olan farklılıkların çeşit farklılığı değil bir derece farklılığı olduğunun altını çizdi, Darwin’in evrimsel devamlılıkla  ilgili düşünceleri “biz” (insanlar) ve “onlar”ın (hayvanlar) kim olduğu hakkında düşünme biçimlerimizde bir devrim yaptı.

(daha&helliip;)

Hayvan Adaleti

Marc Bekoff

 

Hayvanlarda ahlâk duygusu var mı? Doğruyu yanlıştan ayırt edebiliyorlar mı?

Tarihsel olarak cevabı evet. Charles Darwin hayvanların aynen insanlar gibi moral varlıklar olabileceğine inanıyor ve insan ahlâkının öteki hayvanlardaki benzer sosyal davranışlarla süreklilik gösterdiğini düşünüyordu. Darwin  çok sayıda hayvanda bulunduğuna inandığı sempati kapasitesine özel bir itina gösterdi. Şöyle yazdı:” dikkat çekici sosyal içgüdüleri olan her bir hayvan entelektüel güçleri en az insanınki kadar geliştiği zaman ister istemez ahlâki bir vicdan duygusuna sahip olur”.

(daha&helliip;)

Bizi insan yapan ne?

Wolf ethology.jpg

Marc Bekoff /Etoloji Yazıları

İnsanların diğer hayvanlardan ne anlamda farklı olduğunu açıklamaya çalışan bir çok iddia gelip geçmiştir. Örneğin;  insanların tanrı’ya benzediği ve akıl sahibi tek varlık oldukları ileri sürülmüştür hep. İnsanlar Tanrı’ya benzeyen tek hayvan olup olmadığımız konusunda farklı şeyler düşünüyorlar ve elbette kanıtlanabilecek ya da çürütülebilecek bir iddia değil bu. Ancak, bir çok araştırma hayvanların akıl sahibi canlılar olduğunu ve bir zamanlar sadece insanlara ait olduğu sanılan  alet yapıp kullanmak, kültür sahibi olmak, benlik duygusuna sahip olmak, kompleks iletişim sistemleri kullanmak, sanat  üretmek, doğruyu yanlıştan ayırtedebilmek, zengin ve derin duygusal hayatlar sürebilmek gibi bir çok niteliğe de sahip olduklarını ortaya koyuyor. Bizi diğer hayvanlardan ayıran iki nitelik ise bizim yemek pişirmemiz ve diğer hiçbir hayvanın bizim kadar yıkıcı ve kötülük dolu olmaması.

(daha&helliip;)

Filler Ağlar mı?


Marc Bekoff

Hayvan davranışını incelerken en çok karşılaşılan sorulardan birisi “ Hayvanların duyguları var mı?” sorusudur. Cevabı basit, “elbette var”. Bir bakın onlara, dinleyin, ve cesaretiniz varsa  arkadaşları ve düşmanlarıyla bir aradayken onlardan gelen kokuyu koklayın. Yüzlerine bakın onların; kuyruklarına, vücutlarına ve  en önemlisi, gözlerine. Dışarıdan gördüğümüz şeyler bize hayvanların kafaları ve yüreklerinde neler olup bittiğine dair öyle çok şey anlatıyor ki.

(daha&helliip;)

HAYVAN MANİFESTOSU

Marc Bekoff

Hayvanlar bizden ne istiyor? Onların manifestosu, bize daha iyi davranın ya da bizi rahat bırakın olabilir.

Kim oldukları ve onlara nasıl davrandığımız düşünülünce bizden bunu istemekte sonuna dek haklılar. Çoğu kez öteki hayvanlarla  ilişkimizi belirleyen şey zulüm oluyor. Hayvanlar kendilerini güvende, emniyette hissetmek, huzur içinde yaşamak istiyorlar, aynen bizim gibi. Hayvan manifestosu, daha çok nezaket içeren bir eylem çağrısı. Öteki hayvanları kurtarırken bir yandan da kendimizi kurtarıyor olacağız. Hayvanların nelere ihtiyacı olduğunu, bizden ne istediklerini dinlerken kendimiz hakkında da bir çok şey öğrenebiliriz.

(daha&helliip;)

“İnsanların Yarattığı Şiddet İçin Hayvanları Suçlamayın”

Marc Bekoff

 

İnsanların savaş yapmaya dair uzun zamandır varolan, hastalıklı saplantısı çok iyi biliniyor, bazı insanların biz hayvan olduğumuz için böylece yıkıcı sonuçları olan şekillerde davranmamızın doğal olduğunu iddia ettiği de biliniyor. John Horgan’ın yeni kitabı “The End of War-Savaşın Sonu” okumaya değer; yazar bu kitabında savaşın bazı insanların yaptığı bir seçim olduğunu ve kim olduğumuz (veya diğer hayvanların kim olduğu) gerçeğinin bir parçası olmadığını söylüyor:  savaş doğuştan gelen bir özellik değil. Horgan, “savaşın bilimsel nedenlerle sona ereceğine inanıyorum; savaşın moral nedenlerle sona ereceğine inanıyorum” (s.19) diyor. Başka düşünürler de genel olarak mesajına katılıyorlar.

(daha&helliip;)

Bizi İnsan Yapan Ne?

Wolf ethology.jpg

 

Marc Bekoff

İnsanların diğer hayvanlardan ne anlamda farklı olduğunu açıklamaya çalışan bir çok iddia gelip geçmiştir. Örneğin;  insanların tanrı’ya benzediği ve akıl sahibi tek varlık oldukları ileri sürülmüştür hep. İnsanlar Tanrı’ya benzeyen tek hayvan olup olmadığımız konusunda farklı şeyler düşünüyorlar ve elbette kanıtlanabilecek ya da çürütülebilecek bir iddia değil bu. Ancak, bir çok araştırma hayvanların akıl sahibi canlılar olduğunu ve bir zamanlar sadece insanlara ait olduğu sanılan  alet yapıp kullanmak, kültür sahibi olmak, benlik duygusuna sahip olmak, kompleks iletişim sistemleri kullanmak, sanat  üretmek, doğruyu yanlıştan ayırtedebilmek, zengin ve derin duygusal hayatlar sürebilmek gibi bir çok niteliğe de sahip olduklarını ortaya koyuyor. Bizi diğer hayvanlardan ayıran iki nitelik ise bizim yemek pişirmemiz ve diğer hiçbir hayvanın bizim kadar yıkıcı ve kötülük dolu olmaması.

(daha&helliip;)

Köpek Yemek, İnek ve Domuz Yemekten Farklı mı?

Marc Bekoff

Ohio’da şahsa özel bir hayvanat bahçesinden kaçan bir çok hayvanın katledilmesi, hayvanların yasal ve ahlâki konumları hakkında bir çok soru koyuyor önümüze. Gerçekten de bireylerin egzotik hayvanları özel mülklerinde tutması  yasalarla engellenmiş olsaydı bu trajedinin yaşanmama ithimali vardı.

Eğer varolan yasalar katı şekilde uygulanır ve yaptığımız seçimlere sıkı sıkı bağlı kalırsa diğer hayvan katliamları da engellenebilir. Bugün Çin’de Jinhua, Zhejiang şehrinde düzenlenmesi gereken bir köpek yeme festivalinin iptal edildiğini öğrendim. Gıdayla ilgili seçimlerimiz konusunda yakın zamanlarda bir yazı yazmış ve bilinç sahibi canlıları tüketirken ne yediğimizi değil kimi yediğimizi düşünmemiz gerektiğini söylemiştim.

Elbette köpek yeme festivali düşüncesi bile midemi bulandırıyor, tiksinti duyuyorum; ama kendisiyle röportaj yapılan insanlardan birisinin söylediği gibi “ben festivalin iptaline karşıyım. Köpek yemek koyun, domuz ya da tavuk yemekten farklı değil”. Haklılar. Domuz yemekle ilgili yazımda “bazı insanlar ayı kurtarma programı için Çin’e gidip Animals Asia ile çalıştığımı öğrenince bana “oraya nasıl gidebilirsin, orada kedi köpek yiyorlar?” demişti. Ben de insanların rutin bir şekilde domuz, tavuk, inek ve milyonlarca başka bilinç sahibi hayvanı yediği ABD’den henüz ayrıldığımı söylemiştim onlara”. Köpek yemek barbeküde ya da restaurantta inek ya da domuz yemekten neden farklı?  Köpeklerin yenmesine kıyasla biz aslında yemek haline dönüşen domuz ve ineklerin yaşadığı gerçek ve acı dolu sürece tanık olmuyoruz.

Köpek yemek tiksinti verici olsa da biz de yemek seçimlerimizde tutarlı olmalıyız. Köpeklerin bir kamyondaki küçük kafeslere sıkış tıkış doldurulması ile domuzların ve  ineklerin kamyonlara doldurulması, ya da tavukları üreme kafeslerine tıkıştırılması arasında pek bir fark yok. Hepsini gözlerimle gördüm ve hepsi de gözlerimi yaşlarla dolduruyor. Bu hayvanların yaşadığı dehşeti ve ızdırabı hissetmek kolay, maruz bırakıldıkları davranış insan doğasının bozulduğunun bir kanıtı.

Bu köpek yeme festivali belki  iptal edildi ama, ona benzeyen diğerleri gene de yapılacak. Onları durdurmak için uğraşan bütün insanlara minnet duyuyorum. Böylesi çok zor bir durumda ellerinden geleni yaparlarken  biz de yiyecek seçimlerimizle bodoslama yüzleşerek ve ağzımızda kimi çiğnediğimiz konusunda tutarlı olarak bir fark yaratabiliriz. Çin’deki insanların başarmayı çalıştığı şeyden daha kolay bizimkisi.

Çeviri: CemCB

http://www.psychologytoday.com/blog/animal-emotions/201110/is-eating-dogs-different-eating-cows-and-pigs

Şempanzeler Bizden Daha mı Zeki?

Marc Bekoff

Etoloji yazıları

Ne kadar zeki olduğumuz ve diğer hayvanların ne kadar zeki olduğuyla ilgili sürüp giden bir tartışma var. Bu konu, bizim ve diğer hayvanların özellikle de büyük kuyruksuz maymunlar-eyplerin arasındaki farklar ve benzerliklerle ilgili yakın zamanlarda gerçekleşen bir toplantıda tartışılan konulardan biriydi. Bir çok alanda istisnai bir konumda bulunsak bile diğer hayvanlar da başka alanlarda aynı istisnai konumlara sahipler. Bu yüzden kimin daha zeki olduğu sorusu bir türü başka bir türle karşılaştırmaya çalıştığımızda bayağı bir anlamını kaybediyor diyebiliriz.

(daha&helliip;)

Hayvan Zihni ve İnsanın Üstünlüğü Zırvası

 

Marc Bekoff

Etolog

Hayvanlar muhteşem ve şaşırtıcı canlılar. Kesinlikle geniş ölçekli bilişsel, duygusal ve ahlâki kapasiteleri var. Eğer kalplerimizi ve beynimizi onların gerçekten kim oldukları ( ne oldukları değil) gerçeğine açarsak bir çok şey öğrenebiliriz onlardan. Hayvanlar alemine ait olmaktan dolayı gurur duymalıyız. Bilimsel araştırmalar başka hayvanlara bakış açımızı değiştiriyor. Hayvanların kendi zihinsel becerilerini ve duygusal kapasitelerini nasıl ifade ettiklerini takdir etmek için bildiğimiz  şeyleri süslemeye ya da bilimin ötesine geçmeye ihtiyacımız yok. Duygusal ve ahlâki alanlarda bilinç sahibi tek canlı biz değiliz; arılar, balıklar ve tavuklar gibi hayvanlar da bu özelliklere sahipler. Elbette  diğer hayvanların hayatlarına keyfimize geldiği gibi muamele etmeye hakkımız yok, ya da kendi şeytani kötülüklerimiz için onları yargılamaya ya da suçlamaya hakkımız bulunmuyor.

Diş ve Pençede Ahlâk

Moral in Tooth and Claw 1

 

Jessica Pierce ve Marc Bekoff

Hayvanlar artık moda. Bu on yıla hayvanların on yılı diyebiliriz. Hayvan davranışıyla  ilgili araştırmalar daha önce hiç bu kadar enerji dolu ve geniş ölçeği kaplayan hayvan türlerinin dahil olduğu bir spektrum içerisinde hayvanların bilişsel, duygusal ve ahlâki kapasitelerini böylesine ortaya koyan bir tarzda olmamıştı. Bu söylediğim özellikle de sosyal davranışla-yani hayvanların nasıl grup oluşturduğu, bireylerin nasıl ve neden birbirleriyle uyum içerisinde yaşadığı ve sosyal yaşamın duygusal temelleri ile ilgili araştırmalar için geçerli. Hayvanların hem duygusal hem de ahlâki zekâları olduğu artık kesinleşiyor gibi.

(daha&helliip;)