Etiket: gary francione

Sıradan Bir İkiyüzlülük

Gary L.Francione

Büyük kuyruksuz maymunların, yunusların, papağanların hatta “yenen” hayvanların onlara daha fazla legal koruma ve ahlâki önem atfetmemizi sağlayacak belirli bilişsel özellikleri var mı?

Son zamanlarda bu tür yorumlar çok görüldü. Bu girişimin ardındaki esas mantık ise  eğer zeki, duygu sahibi ve kendilerinin farkında olduklarını öğrenirsek onlarla olan ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmemiz gerektiği nosyonu. Hayvanların eğer bizimkisi gibi bir zihni varsa o zaman menfaatleri de bizimki gibidir, gene aynı sebeple daha fazla korunma altına alınmayı hakkediyorlar, diyor bu argüman. Bu “bizimki gibi zihin” yaklaşımı bir bilişsel etholog endüstrisi kurdu, bu insanlar –ironik olarak bir çok hayvan deneyi yürüterek- hayvanların hangi dereceye dek bize benzediğini öğrenmek için çabaladılar.

(daha&helliip;)

Bütün Hayvanlar İçin Tek Bir Hak

Prof. Gary Francione

Hayvanların ahlâki hakları var mı? Onlara ne tür yasal statüler vermeliyiz? Bu tartışma son derece kafa karıştırıcı bir hâl aldı. Bazı hayvan hakları savunucuları hayvanlara insanlarla aynı hakları vermemiz gerektiğini söylüyor. Bu elbette absürd. İnsan olmayan canlılara verilemeyecek bir çok insan hakkı var.

Ben farklı bir şey önermek istiyorum: mantıklı ve tutarlı bir hayvan hakları teorisinin hayvanların sadece tek bir hakkına odaklanması gerekiyor; o da hayvanlara  insanların mülkü gibi davranmama hakkı.

(daha&helliip;)

21. yüzyılda yasal kölelik


Hayvan refahçılığı dünya tarihi boyunca bir çok uygarlığın ilgi odağı oldu, modern Batı uygarlığındaki başlangıcı, Jeremy Bentham’ın faydalanmacı felsefesi ve 1824 yılında kurulan RSPCA ile beraber 19.yy İngiltere’sine dek gidiyor. O zamandan beri, binlerce hayvan refahı yasası kabul edildi, insan türünden olmayan canlıları “gereksiz gaddarlıklar”dan koruyacak yasa ve düzenlemeleri kabul ettirmek için sayısız girişimde bulunuldu, milyarlarca dolar harcandı.

(daha&helliip;)

Ama Siz Hayvanlarla İnsanları Bir Tutuyorsunuz???

Tür ayrımcılığını ırkçılık ve cinsiyet ayrımcılığıyla bir tutarak hayvanları, kadınları ve farklı ırktan insanları eşitlemiş olmuyor musunuz?

Hayır. Irkçılık, cinsiyet ayrımcılığı ve diğer tür ayrımcılık biçimlerinin hepsi ahlâken bağlayıcı olmayan (ırk, cinsiyet, tür) niteliklerin başka canlıları ahlâki toplumdan dışlamak ya da eşitlik ilkesinin aleni bir biçimde ihlal edilmesi ile değerlerinin düşürülmesi yönünde kullanılması anlamında ortak bir hatalı nosyona dayanırlar. Örneğin; tür ayrımcılığı ve  kölelik olayında hayvanların ve esir edilmiş insanların kendilerine nesne gibi davranılmamasında çıkarları vardır; ama bu canlılara ahlâken bağlayıcı olmayan bir kritere göre davranılır. Hayvanlara hayvan oldukları için bu temel hakkı vermemek, ırk temelli köleliğe kölelerin ırklarının aşağı bir ırk olması sebebiyle karşı çıkmamak gerektiğini söylemek gibi bir şeydir.

(daha&helliip;)