Hayvan Özgürlüğünün Görevi: Ne Fazlası Ne Azı

Dr. Steve Best

Ancak bu sırada düşünmeye başladım: hayvanlara şefkat gösteren insanlarla neden dalga geçiliyor, neden küçümseniyorlar? Neden psikolojik olarak anormal ve ahlâken yanlış kabul ediliyoruz? Neden bizlere kedici köpekçi, insan düşmanı ya da terörist deniyor? Neden veganizm ve hayvan hakları konusu bu kadar büyük tepki çekiyor? Hayvan özgürlüğü konusu neden insan ruhunda çok ilkel ve çiğ bir sinire dokunarak diğerlerinin direnmesine neden oluyor, devletten böylesine baskı görüyor? Neden böylesine tehdit edici bir özelliği var?

Sonuç olarak hayvan haklarının bir çok anlamda hem huzur bozucu hem de devrimci bir nitelik taşıdığı sonucuna vardım, ama bu noktayı anlamak için insanın hayvan refahı-ki her sömürücü ve türcü hayvan refahına saygı duyduğunu iddia ediyor – ve hayvan hakları arasındaki farkı bilmek gerekiyor- hayvan hakları hayvanların sömürmeye yönelik bütün kullanılma biçimlerini yasaklıyor, ve sömürücüler ve türcüler bu görüşü ekstrem bularak reddediyorlar. Refahçılık hayvanların bir kaynak ve bir mülk olduğunu varsayımını asla reddetmezken hayvan hakları  tür ayrımcılığının hiyerarşik sisteminin altını dolduran önyargıları duygu sahibi bütün canlıların eşit şekilde gözönüne alınmasında ısrar ederek bir anlamda havaya uçuruyor. Hayvan refahı her yıl 100 milyar masum canlının öldürülmesine neden olan o geniş hayvan sömürüsü sistemini değiştirmiyor, sadece  küçük teknik ve idari detaylarda değişiklikler meydana getirerek “acıyı azaltmaya” ve hayvanların öldürülmesini “insanca” yapmaya çalışıyor. Aydın insanlar daha “insancıl” bir  Auschwitz istemediler, 19.yüzyıldaki kölelik karşıtı hareket de kölelere daha iyi davranılmasını talep etmedi. Kötülükte düzenleme yapılamaz, ancak tamamen ortadan kaldırılabilir, bir köleye “insanca” davranmanın tek yolu  onu özgür bırakmaktır.

Hayvan hakları mantık olarak refahçı değil de kölelik karşıtı olduğu için insanlara ve insan toplumlarına iki tehdit yöneltmiş oluyor: öncelikle maddi veya ekonomik bir tehdit, ikinci olarak sa psikolojik bir tehdit. Hayvan hakları potansiyel olarak  her bir hayvan sömürüsü biçimini yok etmek amacında olduğu ve böylece küresel kapitalist makinenin büyümesinde yaşamsal bir öneme sahip dev bir hayvan köleliği sistemine son vermek istediği için ciddi bir ekonomik tehdittir.Örneğin; İngiltere’de ilaç şirketleri ekonomiye en büyük katkıyı yapan 3. gruptur, aktivistler burada bir çok üretici firmanın işini kapatmasını sağladı, binlerce laboratuar hayvanını özgürleştirdi, bir çok laboratuara saldırdı, Cambridge Üniversitesi’ndeki biyomedikal tesislerde üretimi durdurdu, ve ciddi anlamda Oxford Üniversitesi’nde bir araştırma kompleksi yapılmasına yönelik planları çöpe attırdı.

Bu durum gerçekten ciddi bir durum ama psikolojik tehdit daha derin. Hayvan özgürlüğü nedeniyle toplumdaki her insan tehdit altındadır, ister hayvanları sömürmekten doğrudan bir ekonomik çıkarları olsun isterse olmasın farketmez; çünkü hayvan özgürlüğü insanların kimliklerinde, değerlerinde, kişiler arası ilişkilerinde ve günlük hayatlarında derin değişimler anlamına gelir. Hayvan özgürlüğü ihlal edilemez sanılan bir sınırı ihlal eder, bu sınır en az ensest kadar derinlere işlemiş ve evrensel bir yasaktır. İnsan ve insan olmayan doğanın arasındaki ayrımı kaşımak tabudur.  Batı uygarlığı tarihi boyunca düşünürler hayvanları makinelere ya da nesnelere indirgeyen ve böylece bizleri hayvanlar aleminden koparan, bizi diğer bütün canlıların sadece bir araç görevi gördüğü bir konuma dek yücelten estetik bir yalan örmüşlerdir. Hayvan hakları, bizleri  hayvanlar ve kendimiz hakkındaki yalanlarla yüzleşmeye zorlar.

Önceki özgürlük hareketleri belli grupların başka grupları ezdiği belirli durumlar hakkında bilgi verirken hayvan özgürlüğü bütün insanlığı bir baskı grubu olarak görür; hayvan özgürlüğü sadece beyaz ya da erkek üstünlüğü iddiasına saldırmakla kalmaz, insanın üstün olduğu fenomenine de saldırır, bu olgu evrensel bir ideoloji ve sınıf, ırk, etnisite, din, cinsiyet, ulus ya da başka sınır tanımayan günlük bir pratiktir. Nobel ödüllü  yazar Isaac Bashevis Singer hayvanlara göre“ bütün insanlar bir Nazidir; hayvanlar için burası Sonsuz Treblinka’dır” demiştir

Hayvan özgürlüğü toplumsal ve psikolojik gerçekliklerimizin yeniden organize edilmesini talep etmek anlamında devrimcidir. Hayvan özgürlüğü tamamıyla farklı bir ekonomi, bilim modu, dünya bakışı, kültür, ritüeller, toplumsal pratikler ve kimlikler talep eder; insanlığın (özellikle Batı toplumunun) son on bin yılda “uygarlık”la hükmederek geliştirdiği kavramsal haritayı reddeder. Gerçekten de hayvan özgürlüğünün meydan okuduğu kimlikler ve gelenekler; Homo genusunun ortaya çıkışı ve et tüketimindeki artışla ve hayvanları avlamak, öldürmek ve tüketmek için kullanılan aletlerin ve ateşin geliştirilmesiyle beraber neredeyse iki milyon yıl öncesine dek gidiyor.

Hayvan özgürlüğü; ahlâk evrimimiz ve  politik mücadelemizde, insanların hayvanların en temel haklarını hak ettiğini öğrendiği, bu hakları onlara verdiği ve sosyal kurumlarını, pratiklerini, ve mentalitelerini uygun şekilde değiştirdiği sıradaki mantıksal ve gerekli adımdır. Hayvan özgürlüğü insanların son iki yüz yıl içerisinde yaptığı en ilerici etik ve politik gelişmelerin üzerinde yükseliyor. Hak, eşitlik, şiddete başvurmama kavramlarını bir sonraki seviyeye taşıyor, hümanizmin sunî moral ve legal sınırlarının ötesine geçiyor ve böyle yaparak tür ayrımcılığı dahil bütün önyargılara ve hiyerarşilere meydan okuyor. Martin Luther King’in şiddet ve ayrımcılıktan uzak paradigmatik “dünya evi” vizyonu, eşitlik ve barış değerleri bütün hayvan türlerini kapsayacak şekilde genişletilmedikçe her yanından kan akan bir mezbahadan başka bir şey değildir.

Bu yüzden hayvan özgürlüğünün devrimci anlamları her alanda ona karşı yoğun bir direnç gösterilmesini çok iyi açıklıyor.

Hayvan özgürlüğü ekolojik felaket kâbusu uzaklaştırmak için yeterli bir koşul değil; çünkü hayvan özgürlüğünün toplumsal adalet ve ekolojik hareketlerle açık açık ortaya konması gerekiyor. Ama hayvan özgürlüğü devrimci bir değişim için gerekli bir koşul ve hayvanlara yönelik tavırlarımız ileride hayatta kalıp kalmayacağımızı anlamak için bir litmus testi görevi görüyor.

Açık olalım: reform için değil devrim için mücadele ediyoruz; insancıl efendiler için değil köleliğin sona ermesi için mücadele ediyoruz. Hayvan özgürlüğü insan kulaklarının duyduğu en radikal fikri ilerilere taşıyor: hayvanlar bizim giysimiz, kaynaklarımız, yiyeceğimiz, eğlence araçlarımız değiller; onlar bizim amaçlarımız için değil kendi amaçları için varlar.

Bugüne dek verilen bütün mücadeleler görece kolay oldu. Şimdi iş zorlaşıyor. Tür ayrımcılığı hem evrensel hem de iliklere dek işlemiş durumda; tahakküm ve  hiyerarşinin olasılıkla ilk örneği olup bir virüs gibi bütün gezegene ve bütün insan tarihine yayılmış. Sorun Batı kültürü ya da modern dünyayla sınırlı değil, ortada ütopik bir geçmiş ya da yeniden hayata geçirilecek radikal bir alternatif yok. Sorun, insan türünün kendisi; insan türü nadir istisnalar dışında  şiddet dolu, yıkıcı ve emperyalistik özellikler barındırıyor. Evrensel olarak insanların hayvanları sömürmede  menfaatleri var ve bunun kendilerine tanrı tarafından verildiğini düşünüyorlar. Bu tavırları değiştirmek insanbilincinin merkezi sinir sistemini değiştirmek demektir.

Bizim görevimiz  işte bu- ne fazlası, ne azı.

* Bu yazı, Bir Mücadele Günlüğünden Notlar adlı yazıdan alıntıdır. Yazının tamamı : http://wp.me/pKCmy-YF

* Bu yaz bugüne dek çevirmiş olduğum bütün S.Best yazılarını baştan sona gözden geçirerek, hiç bir yazıda yapmadığım şeyi, yani dipnotlarını vb ekleyerek çeviri hatalarını düzelterek (ki bolca olduğunu biliyorum) ayrıca yazılardan seçme yapması için S. Best’e yazarak bu yazıların bir kitap haline gelmesi için uğraşacağım. Çevrilmesi gereken 3-4 önemli yazı daha bulunuyor.  Çok uzun yazılar. Bilmiyorum yetiştirebilir miyim. Umarım başarabilirim. Destek olan herkese teşekkür ederim.

cem

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.