Onların Acısı, Sizin Sesiniz: Hayvan Refahı ve Hayvan Hakları

Marc Bekoff

İnsanlar diğer hayvanları kafeslere tıkıp insanlar gelişsin diye onların köklerini kazımalı, onları yemeli ya da giymeli, birbirine yedirmeli, ya da bir yaşam alanından bir diğerine sürmeli mi? İnsanların diğer hayvanlarla olan ilişkilerinin karmaşıklığı kim olduğumuz üzerine bizi düşünmeye zorlayan moral bozucu ve insanı geren bir takım sorular koyuyor ortaya. Çoğu kez hayvanların fiziksel ve psikolojik sağlıklarıyla ilgilenen insanların neden varolan problemlerin çözümleri konusunda diğer insanlarla hemfikir olamadığı merak edilir. Bu insanlar, hayvan refahı ve hayvan haklarını savunan insanların rızaları olmayan canlılara nasıl isterlerse öyle yapabileceğine inandıkları canlıları korumak adına aynı çözümleri kabul edeceğine inanıyorlar. Ancak çoğu kez durum böyle değil.

Hayvanlara acı vermenin mümkün olduğuna ama gereksiz acı vermenin yanlış olduğuna inanan insanlar eğer canlının refahını ya da sağlığını- yaşam kalitesini- önemsiyorsak bunun yeterli olduğunu öne sürer. Bu insanlara “refahçı” deniyor. Refahçılar “refahçılığı” uyguluyorlar. Refahçılar insanların hayvanları keyfi şekilde sömürmemesi gerçeğinin yanı sıra hayvanların fiziksel ve psikolojik olarak rahat yaşamlar sürmesi garanti edildiği sürece onların refah durumlarına hürmet gösterildiğine inanıyor. Eğer hayvanlar rahatlık hissi yaşıyorsa, yaşamın bazı keyiflerini tadabiliyorsa, mutlu görünüyorsa; yoğun acı, açlık, korku ve diğer nahoş durumlardan uzak durmaları garanti altına alınabiliyorsa o zaman sorun yok. Eğer normal bir büyüme ve üreme süreci yansıtıyorlarsa, hastalıktan, yaralanmalardan, kötü ve eksik beslenmeden ve diğer sıkıntı biçimlerinden uzak yaşayabiliyorlarsa o zaman hayvanlara karşı yükümlülüklerimizi yerine getiriyoruz demektir.

Refahçılar, belli koruma prensiplerine sadık kaldıkça insan menfaatleri için hayvanları kullanmanın yanlış olmadığını öne sürer. Hayvanları yüksek ölüm oranlarının göründüğü hayvanat bahçelerinde ve akvaryumlarda tutmanın, hayvanları deneylerde kullanmanın, ve insanlar tüketsin diğer hayvanları öldürmenin bütün bu pratikler insana yakışır şekilde yapıldığı sürece yanlış olmadığına inanır.

Ancak refahçılar hayvan yaşamlarının özde değerli olduğuna inanmaz. Hayvanların yaşamı insanlar onlardan faydalanabildiği için araçsal bir değere sahiptir, o kadar. Bu anlamda refahçılar; kediler, köpekler, hamsterlar, süs köpekleri ve diğer bütün hayvanların, bu canlıların çektiği acı- yani hayvanları kullanmanın hayvanlara olan bedeli- onları kullanmanın insanlara sağladığı faydadan daha az olduğu sürece bu hayvanların sömürülebileceğini savunur. Hayvan acısı ve hayvan ölümü insanların elde ettiği faydalar sebebiyle meşrulaştırılır. Amaçlar ( insanların elde ettiği faydalar),  araçları (hayvanları kullanmayı) meşrulaştırır, ve bu durum hayvanlar acı çekse de meşrudur; çünkü hayvanları kullanmak insanların kazanımları için gerekli kabul edilmektedir. Hayvanları insanlar fayda sağlasın diye kullanmanın ya da mesela  dağgelinciklerinin avlanmayı  öğrenmek için canlı hamsterlarla beslenmesinin doğru olduğunu savunanlar bu faydacı argümanı kullanıyor. Gaddarlıkla gagaları kesilen ya da batarya kafeslerinde esir edilen tavukları değil de özgür çiftliklerde  yetişen tavukları yiyen insanlar da aynı şeyi yapıyorlar.

Peki ya hayvan haklarını savunanlar? Hayvan haklarını savunanlar da hayvanların yaşam kalitesine önem veriyor. Ancak onlar hayvanlara acı ya da ızdırap vermenin, onları istismar edip sömürmenin yanlış olduğunu; hayvanların yenmemesi, hayvanat bahçelerinde esir edilmemesi, ya da eğitimsel ya da araştırma ortamlarındankullanılmaması gerektiğini öne sürüyorlar. Hayvan haklarını savunanlar hayvanların yaşama hakkı ve zarar görmemek gibi bir dizi ahlâki ve yasal hakları olduğuna inanıyor. Rutgers Üniversitesi profesörlerinden Gary Francione’a göre,  bir hayvanın bir menfaatinin korunma “hak”kı olduğunu söylemek o hakkın insanların çıkarına ters olsa bile korunacağını söylemek demektir.

Hayvan haklarını savunanlar, insanların hayvanlar için bu talebi onore edecek bir sorumluluğu olduğuna inanıyor, aynen kendi menfaatlerini koruyamayacak durumda olan insanları (zihinsel engelli, bebek vb) koruma sorumluluğu gibi. Bu yüzden eğer bir köpeğin beslenme hakkı varsa sizin de onun beslenmesini sağlama yükümlülüğünüz bulunmaktadır. Eğer bir köpeğin beslenme hakkı varsa onun beslenmesine karışmama gibi bir yükümlülüğünüz bulunmaktadır.

Hayvan haklarını savunan  insanlar hayvanların yaşamlarının içsel olarak değerli olduğunun altını çizer; hayvanlar sadece insanlara faydalı oldukları için değerli değildir. Hayvanlar insanlardan daha az değerli değildir. Ayrıca hayvanlar bir “şey”, bir eşya değildir, yaşayan organizmalardır; desteğimizi, arkadaşlığımızı, şefkatimizi, hürmetimizi hakeden ve kendi yaşamlarının özneleri olan canlılardır. Ne ölçüde olursa olsun acı ve ölüm hem gereksizdir, hem de kabul edilemez.

Sayıları çok olan korumacı biyolog ve çevrecilere gelirsek. Bu insanlar genel olarak refahçı (faydacı) insanlar olup  ekosistem, popülasyon ya da türler gibi daha yüksek organizasyon çeşitlerinin iyiliği için kendi yaşamlarından ödün vermek isteyen bir özellik taşırlar.

Burada hemen Colorado’da vaşakların yeniden vahşi doğaya salınması  ile ilgili tartışmaları hatırlamak gerek. Bazı korumacı ve çevreciler, hayvan haklarını savunanlardan farklı olarak türlerin iyiliği için bazı hayvanları ölümünün (hatta acı çekerek, açlıktan  ölmelerinin) doğal olduğunu öne sürmüştü. Bunun gibi   Kanada’dan Yellowstone Ulusal Parkı’na götürülen  bir çok kurt kendi türlerinin yararı için ölmüştü.  Bir çok çayır köpeği olduğu için bazı çayır köpeklerini öldürmenin normal olduğunu söyleyen  insanlar da faydacı/refahçı bir duruş sergiliyor. Burada tek tek hayvanlara (ve türlere) ödetilen bedelin oranı, insanların elde ettiği faydadan daha azdır.

Yemek yeme alışkanlıklarımızdan söz ederken ya da  yabanda ve laboratuarlarda hayvanlara ne türden davranışların kabul edilebilir olduğunu tartışırken herşey daha hassas bir hâl alıyor. Dağ gelinciklerine avlanmayı öğretmek için canlı hamster kullanmanın kabul edilemez olduğunu öne sürdüğümde birisi şunu söylemişti: “ ben de hayvan haklarından yanayım ama bir yaban hayatı rehabilitasyoncusu olarak söylemem gerek ki doğaya salınacak hayvanları eğitirken elimizde canlı hayvan kullanmaktan daha iyi bir seçenek yok”. Hayvanları eğitmek için canlı hayvan kullanmayı kabul etmek hayvan hakları duruşu ile hiçbir şekilde uyuşmaz.

Bir insana “refahçı” ya da “hayvan hakları savunucusu” dediğimizde onların hayvan sömürüsü ile ilgili görüşleri hakkında  önemli mesajların altını çizmiş oluyoruz. Bu sözcüklerin nasıl kullanıldığına dikkat etmek gerek. Refahçılar ve hakçıların radikal anlamda farklı algıları, perspektifleri ve hedefleri var, ve bu insanlar problemleri farklı biçimde çözüyorlar. Bambaşka davranış kodları sunuyorlar. Refahçılık ve hayvan haklarının birbiriyle uzlaşması kesinlikle çok zor, bir çok uzman bunun imkânsız olduğunu düşünüyor. Ancak  kendi adlarına  konuşamayan, sesleri sağır kulaklarımıza erişen hayvanları korumaya yönelik gayretlerimizde bu ikisi arasındaki perspektif farklılıklarını anlamanın önemi büyük. Karşı karşıya olduğumuz sorunlar sadece esir ettiğimiz hayvanlarla da sınırlı değil.  Hepimizin beraber çalışması çok önemli, çünkü türlerin yokoluşu gibi bazı acil sorunların çözümü bunu yapmamızı gerektiriyor.  Hayvanları ve yaşam alanlarınız kaybetmeye devam ederken sakin sakin oturup doğayı görmezden gelemeyiz.

Sözlerimi bir düşümden söz ederek bitiriyorum. Refahçı ya da hakçı olduğundan bağımsız olarak insanın diğer canlılara olan şefkatinin hak ettikleri korumayı onlara sağlamamızla sonuçlanacağına inanmak istiyorum; ve bunu  hayvanların bizler için neler yapabileceklerinden ya da onlara nasıl istersek öyle davranabileceğimizi söyleyen bir takım yasalardan dolayı değil hayvanlar sadece kendileri oldukları için yapacağımıza inanmak istiyorum. Bu, hem kendi yaşamlarımızı hem de diğer hayvanların yaşamlarını daha iyi ve daha onurlu bir hâle getirecek. Diğer hayvanlar kendi refahımız ve ruh sağlığımız için bu kadar önemli işte.

Çev.Cem

Onların Acısı, Sizin Sesiniz: Hayvan Refahı ve Hayvan Hakları” üzerine bir yorum

  1. Sitemiz yukarıdaki tüm hayvan haklarını kabul etmektedir. Ayrıca hayvan haklarının korunması,sokak hayvanlarının bakımı ve hayvanların daha iyi yaşam koşullarında yaşaması için hayvan dernekleri ile yardımlaşmaya ve onların reklamlarını ücretsiz yayınlamaya hazırdır.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.