Karnizmi Anlamanın Önemi

-eski bir yazı, yeniden-

Dr. Melanie Joy

Vejetaryen ve veganlar hayvanların yetiştirilmesi ve üretimiyle ilgili farkındalık yaratma konusunda son derece başarılı. Tıp profesyonelleri  bitkiye dayanan bir beslenme tarzının meşruluğunu kanıtladılar; gizli araştırmalar da fabrika çiftçiliğinin dehşetlerini ifşa etti; pandemik gripler ve kirli hayvan ürünlerinin geri toplanması da halkın hayvancılıkla iligli şüphelerini sağlamlaştırdı; vejetaryen restaurantlar, gıda ürünleri, vejetaryen yemek kitaplarının da sayısı giderek artıyor; giderek daha çok ünlü insan bu meselenin lehine tavır alıyor ve sürdürülebilirlikle ilgili küresel  ilgi  hayvan yeme konusunu da halkın gündemine taşımaya devam ediyor.

Hayvan üretimi ve tüketimiyle ilgili halkta yeteri bir farkındalık olduğu için sıra artık vejetaryen savunmacılığına geldi. Vejetaryenlik yandaşları konunun köklerini hedef almak zorundalar: yani karnizmi ifşa edip ona karşı çıkmak gibi bir hedefleri var, karnizm hayvan yemeyi mümkün kılan görünmez bir inanç sistemi. Karnizmi anlamak vejetaryen ve veganları, bu tür kuruluşları bir çok anlamda bir çok sebepten ötürü güçlendirebilir.

Odak Noktasını Vejetaryenizmden Karnizme Kaydırmak

Dominant sistemler kendileri hiç tetkike uğramayarak odak noktalarını “öteki” yani azınlık grup (vejetaryenler) üzerinde tutarak var olmaya devam ederler, bunu yaparken de dominant grubun inançlarını ve davranışlarını görmezden gelirler. Gerçekten de baskın sistemler sanki hiç baskın ve dominant bir grup yokmuş  gibi çalışır; vejetaryenler vardır, bir de diğer herkes vardır. Karnizm yerine vejetaryenliğe odaklandığımızda hiç bilmeden bu sistemin sorgulanmamasına yardım etmiş oluyoruz. Görünmezliğini sürdürmesine yardım ederek karnizme destek vermiş oluyoruz.

Dahası, karnizm yerine vejetaryenizme odaklanmak  hayvan yemenin bir seçim değil de zaten varolan bir hakikat olduğu şeklindeki yanlış bir kavramlaştırmayı güçlendirmiş olur, ayrıca vejetaryenlerin kendi yiyecek sistemlerine rehberlik eden bir inanç sistemine sahip tek insan grubu olduğunu da es geçmiş olur. Hem gizlice hem de oldukça güçlü bir tarzda hayvan üretimi ve tüketiminin sadece vejetaryenlerin sorunu olduğunu, karnizmin sorunu olmadığını ima eder. Bir çok insanın, erkek ve kadının kendisine feminist demediğini, ama bu insanların cinsiyet ayrımcılığına karşı olup feminist inisiyatifleri desteklediğini düşünün. Feminizm yerine cinsiyet ayrımcılığına odaklanarak feministler erkek tahakkümü sistemini ifşa etmeyi başararak toplumsal cinsiyet  ilişkileri arasında  önemli değişikliklerin yaşanmasını başarabildiler.

Ve son olarak, karnizm bir dizi savunma mekanizması üzerine kurulur, bu savunma mekanizmaları sistemin kanıdır. Karnistik savunmalar ifşa edilince güçlerinin çoğunu yitirir; meselâ, hayvanları yemenin normal, doğal ve gerekli olduğuna dair karnist savunmalar nesnel olgular olarak değil de ideolojik mitler olarak ortaya konduğu zaman, bu savunmalar artık karnizmi meşrulaştırmak için kullanılamaz. Bu yüzden, vejetaryenlerin ortaya koyabileceği en önemli adımlardan birisi, karnistik savunmaları aydınlatıp incelemek ve  zayıflatmaktır.

Karnistik Dili İfşa Edip Yeniden Gözden Geçirerek Karnizme Meydan Okumak

Karnizmin kendini devam ettirme yollarından biri, gerçekliği maskeleyen ya da bozan bir dil kullanımıdır, burada karnistik dilin sistemi mümkün kılanları tanımlamak için  kullanılan terimler anlamında çok büyük bir gücü vardır.  Vejetaryen olmayanlar  için kullandığımız etiketler doğru değildir; karnizmi ifşa etmek varken onun gücüne güç katarlar.

“et yiyen” etiketi hayvanların bir et olarak algılanmasına güç katıyor, ayrıca yeme  eylemine odaklanıyor, hayvanları yemenin bir inanç sistemiyle ilgisi olmadığını düşündürüyor bize- meselâ vejetaryenleri “bitki yiyenler” diye adlandırmıyoruz, tam da bu sebeple. Etçil ve hepçil gibi terimler ise kişinin ideolojik değil fizyolojik eğilimlerine işaret ediyor: hepçil, insan türünden olan ya da olmayan bir hayvandır, hem bitki hem de hayvansal maddeleri öğütebilir. Ve insanlar doğal olarak hepçil ise, o zaman bir vejetaryen hayvanları yiyen bir insan kadar hepçildir; etçil ise hayatta kalmak için et yemek zorunda olan bir hayvandır. Hem etçil hem de hepçil terimleri hayvanları yemenin doğal olduğu iddiasını güçlendiriyor; işte bu, karnizmin en derinlere  kök salmış mitlerinden biridir.

Karnist terimi bu yüzden hayvanları yiyenleri işaret etmek amacıyla kullanılan en doğru terim. Karnist sadece aşağılayıcı değil; karnizmin ilkelerine uygun şekilde hareket eden insanları tanımlamaya da hizmet ediyor- aynen kapitalist, Budist gibi, bu tür terimler belirli bir ideolojiyle hareket eden insanları tanımlayan terimler.

Karnist olmak bir tür paradoks, bu nedenle de akıllıca kullanılmalı. Bir çok karnist diğer –izmlerden farklı olarak karnist olduklarını bilmez , çünkü karnizm ideolojisi görünmezdir; onlar kasıtsız karnistlerdir. Çoğu insan hayvanların gereksiz yere  öldürülmesi ve tüketilmesini bir suç ya da günah olarak kabul ediyor, karnist olarak adlandırılmak-yani bu tür eylemlerin meydana gelmesine izin veren kişiler olarak adlandırılmak- da bir tür hakaret olarak görülebilir. Bu yüzden karnist kelimesinin duyarlılıkla kullanılması gerek. Karnizm kelimesi daha ana akım bir tarza dahil olana dek vejetaryenler  karnist kelimesini bir isim yerine bir sıfat olarak kullanmak isteyebilirler; böylece insancıl et (yani hayvan refahı yasaları sayesinde(!) hayvanların daha az acı çekmesi sağlanarak vücutlarının yenecek hale getirilmesi sonucunda elde edilen “ürün”) denen şeyi desteklemek karnistik bir önyargıya işaret eder, çünkü hayvanların gereksiz yere öldürülmesi ideolojik olarak hayata geçirilen bir eylemdir.

Yapısal Karnizme Birey Yerine Sisteme Odaklanarak Karşı Çıkmak

Karnizm toplumun bütün yönlerine nüfuz etmiştir: politika, eğlence, tıp, medya, ekonomi, hukuk, eğitim vb. Karnizm- aynen ırk ayrımcılığı, cinsiyet ayrımcılığı, sınıf ayrımcılığı ve diğer derin kökleri bulunan ideolojiler gibi, yapısal bir özellik gösterir; yani toplumun kendisi tarafından örülür, bu yüzden kurumsallaştırılmıştır; çünkü bütün önemli sosyal kurumlar tarafından kucaklanmış ve sürdürülmektedir, aileden devlete dek durum budur. Yapısal karnizm hayvanların gereksiz yere üretilmesi ve tüketilmesi olgusunu hem normalleştirir hem de meşrulaştırır, sistemi diri tutan mitlerin sürmesini sağlar.Karnizmin yapısını anlamak hayvanları yemenin sadece kişisel bir etik meselesi olmadığını, daha derinlere kök salmış bir inanç sisteminin kaçınılmaz bir sonucu olduğunu anlamamıza yardım eder.

Yapısal karnizmi anlamak, vejetaryen savunuculuğunun bireysel savunmadan bireysel inanç ve davranışları ortaya koyan sistemsel savunmaya doğru kaymasına yardım edebilir. Tek bir karnisti hedef alarak dünyayı değiştirmeye çalışmaya son vermeyi deneyebiliriz, aynen feministlerin her seferinde tek bir cinsiyet ayrımcısını hedef almaması gibi. Bunu söylerken vejetaryenlerin bireylere ulaşmaması gerektiğini söylemiyoruz, bu tür bir tavrı dengelemekten ve  daha yaygın ve  kurumsallaşmış önerme ve pratiklere odaklanmayı ve böylece karnistik sistemin temel yapı taşlarına uzanmamız gerektiğini söylüyoruz. Diğer bir deyişle; vejetaryenliği savunanlar hayvan yemekle ve bunun nereye ait olduğuyla ilgili tartışmaları yeniden tanımlamak zorunda- bu da argümanları kurumsal bir sömürü sistemi olan karnizm bağlamı içine yerleştirmek demek oluyor.
Dahası, değiştirmeye çalıştığımız sistemin yapısını anlamıyorsak, o zaman büyük zarardayız demektir; çünkü gözlerimiz kapalı ne  olduğunu bilmediğimiz bir düşmana karşı mücadele veriyoruz anlamına gelir. Irkçı tavırların ve davranışların, kurumların ve yasaların, dil ve  politikanın vb.nin nasıl olduğunu anlamaksızın ırk ayrımcılığına karşı mücadele verdiğimizi düşünün, bunların hepsi kültür içerisine gömülmüş olup oradan ifade edilmektedir. Yapısal düzeyde karnizme meydan okumak için sistemin mantığı ve dilini anlamamız gerekiyor, böylece karnizmin toplumda mümkün kılındığı çok farklı ve ayrıksı biçimleri kavrayıp ona gereken şekilde tepki verebiliriz.

Vejetaryenlerin yapısal karnizme nasıl meydan okuyabileceğine  iki örnek verelim:

  • Bitkiye dayanan beslenme biçiminin beslenme anlamında ne kadar sağlıklı olduğunu tartışmak yerine vejetaryenler  tıbbi ve besinsel yapılardaki karnistik önyargıya dikkat çekebilirler. Karnistik paradigma içinde çalışan pratisyenlerin ve araştırmacıların nesnelliğine karşı çıkabiliriz, Tarım bakanlıklarında çalışan ve karar verme mekanizmalarında görev alanlar adına eşitlik argümanı öne sürülebilir, bu insanlar hem gıda üretimi hem de gıda güvenliği konusunu denetliyorlar, ayrıca beslenme kılavuzları geliştirip beslenme konusunda eğitim veriyorlar. Sivil hak eylemcilerinin olumlu eylem politikalarını savunmak adına sosyal kurumların köklerine yerleşmiş ırkçı önyargıları ifşa etmeleri gibi, vejetaryenler de  beslenme ve gıda konularında adil temsiliyet hakkı adına kurumsallamış karnistik önyargıları ifşa edebilirler.
  • Hayvan yemenin ideolojik bir seçim olduğunu ortaya koyarak vejetaryenler et sübvansiyonu talep edebilir. Eğer et sübvansiyonları elimine edilseydi hayvan ürünlerinin bedeli son derece artardı. Ücretlerde bu tür bir artış tüketici talebini azaltır, tüketici talebi ise artık vergi parası ile desteklenmediği zaman karnist endüstri için daha önemli olur o zaman.

Sorunun, Çözümün ve Vejetaryen Hareketin Amacının Yeniden Tanımlanması

Strateji uzmanları amacımıza ulaşmada ilk ve en önemli adımın çözmeye çalıştığımız sorun olduğu konusunda hemfikir. Dahası, sorunu  tanımlama biçimimiz amacımızı nasıl belirlediğimizi belirliyor ve hem sorunun hem de amacı  tanımlamamız da sorunu nasıl çözeceğimize yardımcı oluyor- amacımıza nasıl ulaşmaya çalışacağımıza yardım ediyor.

Tanımlamalar şöyle:

sorun- amaç- çözüm

Vejetaryenler şu anda sorunu hayvan üretimi ve tüketimi olarak tanımlıyor. Ancak bu tanım sorunun bir sonucunu yansıtıyor aslında. Gerçek sorun karnizmdir. Bu yüzden, vejetaryen hareketin amacı sadece hayvan ürünlerinin üretimi ve tüketimine son verilmesi değildir, öncelikle bu tür bir üretimi mümkün hâle getiren sistemin sona erdirilmesidir.

Şu andaki tanımlar gerçekçi değildir:

 

sorun: hayvanların üretimi ve tüketimi

amaç: hayvancılığın sona erdirilmesi

Bunlar yanlıştır.

 

Daha doğru tanımlar şöyle olabilir:

sorun: karnizm (insanların hayvanları üretmeleri ve tüketmelerini mümkün kılan sistem)

amaç: karnizmin dönüştürülmesi

Şu anda vejetaryenlerin çözümü insanları sorunun sonuçları hakkında eğitmektir. Ancak çoğu kez insanlar meselâ et üretiminin dehşeti hakkında vejetaryenlere hak verse bile; et tüketiminin sağlığa verdiği zararlar konusunda hemfikir olsalar da, ya da hayvancılığın çevreye sebep olduğu zararların farkında olsalar bile çözümü kabul edip hayvan yemekten vazgeçme konusunda başarısız oluyorlar. Eğer karnizm kök sorun ise o zaman vejetaryenlerin insanları karnizm hakkında da eğitmesi gerekiyor.

O halde nihai çözümleme şöyle olmalı:

Sorun: karnizm    amaç: karnizmi dönüştürmek çözüm: insanları hayvancılık ve karnizm hakkında eğitmek

Karnistler bütün hayatları boyunca et yemekle ilgili algılarını, hislerini, seçimlerini ve davranışlarını belirleyen görünmez bir sistem tarafından empoze edildiklerini idrak edene dek insanların hayvanların üretimi ve tüketimi ile ilgili gerçek hakkında doğru şeyler bilmesi ve söylemesi mümkün olmayacak.

Karnist Mentaliteyi Anlamak

Karnistlere ulaşmak vejetaryen savunuculuğu için önemli olduğu için vejetaryenlerin kimlere ulaştıklarını bilmeleri son derece  önemli. Karnist mentalite karnizmin daha geniş bir sistem olarak psikolojik boyutunu oluşturuyor; yani içselleştirilmiş karnizmden söz ediyoruz. Karnist mentaliteyi anlamak daha etkili bir iletişim kurmamızı sağlar, yani mesajımızı tam da dilediğimiz gibi ortaya koyma olasılığımızı artırır. Karnist menatiletinin vejetaryenliği savunmada bize birkaç yardımı olabilir; bunların arasında en önde geleni de karnist savunmaları fark edip ona tepki göstermeyi sayabiliriz.

Karnizmin savunmalar etrafında organize olması gibi karnist mentalite de savunmalara dayanır. Bu yüzden karnistlerin vejetaryenliğe genelde kendilerini savunma güdüsüyle tepki göstermesine şaşırmamak gerek. Karnist mentaliteden habersiz olan vejetaryenler genelde bu savunma güdüsüne tepki gösterip bu savunmalara etrafına kendi argümanlarını örmek yerine bir çok meşrulaştırmalarla etrafları sarılıyor, pozitif bir konuşma yerine meselâ” ama eğer hayvanlara yememeye başlarsak o zaman bu kadar hayvanlar ne yapacağız ki, zaten üretmemize gerek kalmayayacak o zaman!” diyorlar. Şu da söz konusu olabilir, “peki ya o hayvanı kendiniz öldürmek zorunda kalsanız, yiyebilir misiniz?”

Çoğu kez bu savunmalarla karşılaşıyoruz; çünkü gerçeklerin ideolojiyi haklı çıkaracağına inanıyoruz ( eğer et, süt ve yumurta endüstrileriyle ilgili gerçeği bilseydiniz bir daha asla hayvan ürünü yemezdiniz gibi cümleler kuruyoruz), oysa en merhametli insanın bile bu tür gerçekleri göz ardı etmesini mümkün kılan kompleks bir psikolojinin var olduğunu kavramayı unutuyoruz. Karnist savunmaları ortaya çıkaran suçluluk duygusunu güçlendiren davranışları suçladığımızla kalıyoruz.

Karnist Geri Tepmelere Karşı Koymak İçin Negatif Klişeleri Bir Kenara Atmak

Geri tepmeler baskın grubun kendi iktidarına yönelik tehditlere verdiği tepkidir. Karnizm aynen diğer baskın ideolojiler gibi kendi geri tepmelerini genellikle elçiye zeval bularak ifade eder. Karnist kültür vejetaryenleri herşeye karşı insanlar olarak resmeder (et yemeye karşı, insanlara karşı vb) ya da nahoş özellikleri bulunan (radikal, histerik, militan) ya da inandırıcılığı bulunmayan tipler (akıl dışı, duygusal) olarak ortaya koyar, bunu yaparken de vejetaryenleri gözden düşürme çabasında bulunmuş olur, ya da esas mesajın içeriğini boşaltmaya çalışır. Eğer kendilerine ulaşmaya çalıştığımız insanlar kendilerine muhalif olduğumuz  gibi  bir inanç geliştiriyorsa, bizim akıl dışı, mantıksız ve dengesiz bir tarz ortaya koyduğumuzu düşünüyorsa o zaman taşıdığımız mesajımıza açık olmayacaklardır.

Eğer karnist geri tepmenin farkındaysak ona tepki vermek yerine cevap verebiliriz. Diğer bir deyişle,  vejetaryenlere yönelik bir çok negatif tavırların temelini anlamayı ve kavramayı becerebilir, böylece savunmaya yönelik veya olayları kişisel alan bir yaklaşımdan uzak durmayı da başarmış oluruz.

Karnist geri tepmelere nasıl tepki verebileceğimizin ve vejetaryenizm adına nasıl daha etkili insanlar olabileceğimizin iki örneğini veriyoruz:

  • Eğer bize “ikiyüzlü” deniyorsa (eğer deri giyiyorsak) veya bize “ekstrem” adı veriliyorsa (eğer deri giymiyorsak), o zaman bu yorumların karnist savunmalar olduğunu anlayıp ikisini de kişisel olarak almamalı ve kendimizi savunur şekilde tepki vermemeliyiz. Böylece mesajımızın hedeflediğimiz şekilde duyulmasını sağlayacak bir çevre yaratmış oluruz.
  • Karnizmi sürdüren negatif vejetaryen klişeleri yenmek adına “militan”, “kızgın”,”ahlâkçı” veya “anormal”  tipler oluşturmamaya da ekstra dikkat etmemiz gerekebilir.

Sorunun kaynağı Olarak Karnistleri Değil, Karnizmi Görmek

Diğer şiddet barındıran ideolojiler gibi karnizm de bir kurbanlaştırma sistemidir; kurbanları hem açık ve direkt kurbanlardır (çiftlik hayvanları, çevre) veya gizlidir, indirekttir (mezbaha çalışanları, et paketleyiciler ve karnistler). Gizli kurbanlar ikili bir rol üstlenirler, çünkü sistem tarafından hem kurban edilirler hem de sistemin sürmesini sağlarlar.

Vejetaryenler genelde karnistleri kurban olarak görmez ve onları sadece sistemi sürdüren insanlar olarak görür, yani karnistleri düşman beller ve ona göre davranırlar. Bu tür bir davranış daha çok karnist savunmaların artmasına sebep olur, karnist kültürün vejetaryenleri daha fazla damgalamasına yarar. Bu türden bir vejetaryen-karnist dinamiği karnizmin sürmesine yarayan türden bir böl ve yönet  stratejisi yansıtır: vejetaryenler ulaşmaya çalıştığımız insanları düşman olarak görüyorsa, vejetaryen hareketin başarmasını istediğimiz şeyi başaracak olan insanlara nasıl ulaşabiliriz? Eğer gerçek  sorunun sistem olduğunu anlarsak, karnistlere karşı çalışmak yerine karnistlerle beraber çalışabiliriz. Ve en azından vejetaryen mesajımızı daha etkili ve şefkatli bir biçimde iletebiliriz.

Vejetaryenlerin Kendi Seçimleri  Konusunda Daha Kararlı Olmasına Ve Argümanlarını Daha İyi İfade Etmelerine Yardım Etmek

Karnizmin çalışma biçimini anlayarak vejetaryenler yaptıkları seçimlerde daha kararlı bir tavır alabilir ve inançlarını rahatça ifade edebilirler. Çoğunlukla vejetaryen olanlarımız seçimlerinin sağlam seçimler olduğunu bilir, felsefemizin geçerliliğine dair sağlam bir hissimiz vardır; ama gene de neden ve nasıl vejetaryen bir hayat tarzı seçtiğimizi iyi bir şekilde ifade edemeyebiliriz. Bu tür belirsizlikler iletişim kopukluklarına ve sıkıntılara yol açabilir. Bir an için cinsiyet ayrımcılığını anlamayan birisinin kendisinin neden feminist  olduğunu açıklamak adına ne  tür sıkıntılar yaşayacağını düşünün.

Karnizmi anladığımız zaman kendimizle  ilgili duyduğumuz negatif mesajlara kanmamız daha zor olacak, ya da karnist baskılara daha zor teslim olacağız.

Vejetaryen ve Aktivistler Olarak Daha Sürdürülebilir Hayatlar Sürmek

Karnizmi anlamak, hem vejetaryen hem de aktivist olarak daha sürdürülebilir hayatlar sürmemize yardımcı olabilir. Karnist bir toplumda vejetaryen azınlıklar olarak yaşamak zor olabilir, bu tür bir kültürde bir çok insan için görünmez olan dehşetlere sürekli maruz kalmak, insan olmayan canlılara yönelik yaygın tavırların hem önyargılara dayandığı bir toplumda yaşamak zordur. Vejetaryen olmanın en zor yönlerinden biri tanıdığımız insanların bizim ortadan kalkması için mücadele ettiğimiz dehşet verici olaylara doğrudan katkıda bulunuyor olmasıyla yüzleşmektir- ve tabii tavırları ve eylemleri en derin duyarlılıklarımızı istismar eden insanları kabul etmek ve onlara saygı duymak da öyle.

Çoğu kez, karnistlerin et yemeye sadece bencil, tembel, duyarsız ya da zalim oldukları için devam ettiğini düşünürüz. Bu tür düşünceler bizleri ukala, insan sevgisi tükenmiş, ümitsiz insanlar haline getirebilir; insanlıkla kendimizi savaş halinde hissedebiliriz, onlara yabancılaştığımızı hissedebiliriz. Hatta vejetaryen olmayı seçmeyenlerle yürüttüğümüz önemli ilişkileri sona erdirebiliriz bile.

Karnizmi anlayınca bir insana et yemekten vazgeçmesini istemenin bir davranış değişikliği talep etmek olmadığını, o insandan bir bilinç dönüşümü gerçekleştirmesini istediğimizi ve bu dönüşümün ancak o kişi gerçekten böyle bir şeye hazır olduğunda gerçekleşebileceğini takdir edebiliriz. Bu yüzden iyi insanların zarar verici davranışlarda bulunabileceğini anlamamız gerekiyor, hayvan yemek insan karakterinin değil ömür boyu süren bir koşullanmanın kaçınılmaz bir sonucudur. Örneğin; bir et parçasının kokusu, sunumu otomatik olarak insanda mutlu aile günleri ya da sevgiyle hatırlanan bir büyükanneyle  ilgili anılar çağrıştırabilir. Karnizmi anlamak karnistlere daha şefkatle yaklaşarak insanların genelde tükenmesine yol açan sertlik, kırılganlık ve çaresizlik duygusundan uzak durabilmemize yardım edebilir.

Karnist Kültürü Dönüştürmek

Karnist kültürde gerçekten önemli bir değişim meydana gelebilmesi için anaakım mücadeleler içerisinde karnizmle ile  ilgili bir farkındalığın oluşması gerekiyor. Ancak vejetaryen hareket karnizmi kendi analizlerine entegre edene dek karnizmle ile ilgili bir farkındalığın ancak popüler kültürde kendine yer bulması kaçınılmaz. Bu yüzden vejetaryen eylemcilerin ve kuruluşların karnizmi anlaması ve anlaşılmasını savunulması yaşamsal bir önem taşıyor.

 Çev.Cem

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.