Bizim Gibi Şempanzeler


 

Jane Goodall şempanzelerle çalışmaya 1960 yılında başladı. 1967 yılında Batı Tanzanya’da Gombe Stream Şempanze Bölgesi’nin yöneticisi oldu. Bütün çalışmalarını bu bölgede yürüttü. Çalışmaları arasında In The Shadow of Man (1971), The Chimpanzees of Gombe (1986) ve The Ten Truths: What must we do to care for animals we love? (2002) yer alıyor.

Batı Tanzanya’da şempanzeleri incelemeye nasıl başladınız?

Afrika’da çalışmayı hayal ederdim hep; ama hiç param yoktu, sekreterlik okuyordum. Bir arkadaşım beni Afrika’ya davet etti, orada paleoarkeolog Louis Leakey ile tanıştım. Beni sekreter olarak işe aldı.

Bana şempanzelerle çalışmamı önerdi; ama hiç kimse , hele de böyle genç bir kız o dönem böyle bir şey yapmazdı. Parayı bulması bir seneyi buldu. Şempanzeleri incelememi istiyordu; çünkü bu bilgiler sayesinde ilk insanların nasıl davranmış olabileceğine dair daha iyi bir duygu edinebileceğini hissediyordu. Ama benim açımdan esas mesele, bizi hayvanlar aleminin geri kalanıyla ayıran kesin bir sınırın olmadığı ve bu gezegende bizim gibi, kompleks canlılar olduğunu görmek, ve onlarla ilgili yeni şeyler öğrenmeye devam etmekti.

Naif olmanın bir faydası oldu mu?
O zamanlar böyle düşünmüyordum; ama geriye bakınca gerçekten çok faydası olmuş, çünkü hayvanların kişilikleri, zihinleri ve duyguları olmaması gerektiğini bilmiyordum. Cambridge’e etoloji okumak için gittiğimde 27 yaşındaydım. Profesörlerin ve öğrencilerin, şempanzelere isim verip onların zihinlerini ve yeteneklerini anlatmamdan hiç memnun olmadıklarını gördüm.  Ama üniversiteye gitmemin en büyük yardımı kendimi bilimsel olarak ifade etmeyi ve verileri analiz etmeyi öğrenmek oldu.

Hayvan davranışlarıyla  ilgili modern araştırma metodları sizin Gombe Stream Şempanze Bölgesi’nde yaptıklarınızı yansıtıyor mu?

Eminim ki bazı çalışmalar Gombe’deki  çalışmalarımızdan bir şekilde etkilenmiştir, hayvanlara numara değil de isim verilmeye başlandı örneğin. Ayrıca artık daha çok bilim adamı daha geniş  bir davranış alanı ve kompleksiteyi kabul etmeye hazırdı, indirgemecilik azaldı denebilir.

Bir şempanzenin gözlerinin içine bakana dek ne kadar zaman geçti?

Herhalde dokuz ay olsa gerek, şempanzenin adı David Greybeard’di. Onlara yaklaşana dek bu kadar zaman geçmesi gerekti. Onları hemen takip etmeye çalışmadım, rahatsız edildiklerini hissetmelerini istemedim. David korkusu geçip de onu izlememe izin veren ilk şempanzeydi.

 

Sizinle ilgili ne düşündüklerine inanıyorsunuz?

Daha önce beyaz bir maymun görmemişlerdi, anında uzaklaştılar. Ben yeni bir şeydim, ve onlar yeni şeylerden pek haz etmiyorlar. İlk korkularını aştıktan sonra benim bir avcı olduğumu sandılar. Bu da beni çok korkuttu gerçekten. Beni tehdit ettiler, korkunç bir alarm çığlıkları var, dallarda sallandılar, saldırır gibi yaptılar. Sonunda güven ve hoşgörü oluştu.

En iyi gününüz hangisiydi?

David Greybeard’i termit yığınını kazmak için alet yaparken gördüğüm an diyebilirim, bu ânın özel olması gerekiyor, çünkü daha önce hiç kimse insanlar hariç bir canlının alet yaptığını görmemişti. Bir de ormanda David Greybeard’in bazı dikenleri aşabilmek için beni beklediğini düşündüğüm günü de sayabiliriz. Elimi uzatıp da ona meyve sunduğumda, başını çevirdi. Elimi daha yakına uzattım, meyveyi aldı, yere düşürdü, sonra çok nazikçe elimi sıktı, bu da şempanzelerde güven hissi anlamına geliyor. Buradaki sihir ise kelimelerden çok  öncesine giden bir dille iletişim kurmamız oldu.

En kötü diyebileceğiniz bir gün oldu mu?

İlk şempanzenin çocuk felci geçirdiği gündü, korkunçtu. Mr. Macgregor adındaki şempanzeydi. Artık bacaklarını kullanamıyordu, yere oturarak kendini sürüklemek zorundaydı. Diğerleri ise ondan kaçtı, kimse ona dokunmadı. O ise elinden geleni yaptı. Çok üzücü bir andı.

Şempanzelerde görüp de insan davranışına en çok benzeyen davranış hangisi?

Şempanzeler bilinçli olarak çok aldatıcı olabilir. Örneğin; genç erkeklerin muzları almalarını istediğimizde büyük erkekler gelip hepsini alıyordu, bu yüzden bazı muzları ağaçların içine gizlemeye başladık. Bir gün Figan adında bir genç erkek ansızın ağaçlara baktı, başka kimsenin görmediği bir muz gördü, diğer üç büyük erkeğe baktı. Şempanzeler birbirlerinin bakışlarını takip ederler, eğer erkekler Figan’ın nereye baktığını farketmiş olsalardı, muzu anında alırlardı, eğer Figan muzu hemen alsaydı ona saldırırlardı. Bence , eğer orada dursaydı, muza bakmadan edemeyecekti, bu yüzden gözden kayboldu. Erkekler gittiği an, muzu almak için geri döndü.

Şempanzeler ve insanlar arasındaki en büyük fark nedir?

Konuşma. Çünkü biz düşüncelerimizi tartışabiliyoruz, var olmayan şeyleri öğretebiliyoruz. Uzak geçmişten bir şeyler çıkarıp birbirimizi eğitebiliyoruz, uzak geleceği planlayabiliyoruz. Çoğunlukla işte bu tür düşüncelerin tartışılması diyebiliriz.

Bir şempanzenin gözlerine baktığınızda neler hissediyorsunuz?

İlk başladığım andan itibaren değişti. Şu anda büyüleyici bir şey; çünkü onlar hakkında çok fazla şey biliyorum. Bir şempanzenin gözlerine baktığınızda ya da başka bir hayvanın gözlerine, düşünen ve hisseden bir canlının gözlerine baktığınızı biliyorsunuz. Benim açımdan buradaki gizem ve hayretlik uyandırıcı olan şey, onların ne düşündüğünü asla bilememeniz. Benim hakkımda ne düşünüyorlar? Kelimeler olmadan düşünmek nasıl bir şey?

Neden araştırmaya son verdiniz?

Bu karara 1986 yılında bir konferansta, bir gece içerisinde vardım. Gombe’ye geri dönmeyi planlıyordum; ama  bütün delegelerin bütün Afrika’daki yaşam alanlarının yok olmasına sebep olacak şeylerden söz ettiğini duyunca bir daha geri dönmeyeceğimi anladım. O günden beri bir yerde en fazla 3 hafta kalmışımdır, zamanımın çoğunun koruyuculuk ve işbirliği üzerine konuşmalar yapmak amacıyla dünyayı dolaşarak geçiriyorum.

Neyi özlüyorsunuz en çok?

Ormanda olmayı, doğada olmayı. Ayrıca mevsimlerin hareketini, ölüm ve yaşam çemberini, herşeyin birbiriyle bağlantılı olduğu hissini.

Pişman olduğunuz bir şey var mı?

Sofistike dilimizle ve bütün bu teknolojiyle herşeyi berbat ettik. Bu gezegene hakikaten ihanet ettik biz. En kötüsü ise, çocuklarımızın ve torunlarımızın geleceğine ihanet ettik, işte bu yüzden Roots and Shoots hareketinden büyük heyecan duyuyorum, buradaki amacımız genç insanların koruyuculuk hakkında daha fazla şey öğrenerek dünyanın değişmesine yardım etmek.

İnsan ve şempanze zihni söz konusu olunca, şempanzeleri nereye koyabiliriz?

Tam bizim yanımıza. Beyinlerinin işleme biçimi, sorunlarla başa çıkma biçimleri, ve onlarla başa  çıkma nedenleri aynen bize benziyor.

Çeviri: CemC

 

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.