Hayvanlar Kim Olduklarını Biliyorlar mı?

Etoloji yazıları

 

Marc Bekoff

 

Jane Goodall tarafından alet kullandığı gözlemlenen ilk şempanze olan David Graybeard kim olduğunu biliyor muydu? Filler, yunuslar, kediler, fareler, saksağanlar, somon balıkları, karıncalar veya arılar kim olduklarını biliyorlar mı? Evcil hayvanım Jethro kendi kendinin bilincinde miydi? Bu hayvanlarda benlik duygusu var mı? Bu hayvanlar bir aynaya baktığında, suda yansımalarını gördüklerinde, kendilerinin ya da başkalarının şarkısını ya da ulumasını duyduğunda ya da kendilerini ya da başkalarını kokladıkları zaman ne gibi bir sonuca ulaşıyorlar? Farkındalık, yani “bu ben’im!” demek tamamen insana özgü bir özellik mi?

Hayvanların benlikleri ile ilgili neler bilip bilmediğimiz üzerine  düşünmemiz lazım. Bunu yapmak için hem pratik hem de akademik sebepler bulunuyor.

 

Charles Darwin The Descent of Man and Selection in Relation to Sex adlı kitabında hayvanların kendileriyle  ilgili neler bilebileceği üzerine düşünmüştür. Şöyle yazar:

“eğer bilinçli olmak derken ne zaman gelip ne zaman gideceği, hayatın ve  ölümün ne  olduğu ve benzeri konular üzerine düşünmek gibi bir şey düşünüyorsak , o zaman hiçbir hayvanın kendi kendinin bilincinde olmadığını rahatça söyleyebiliriz.”

Darwin ayrıca evrimsel devamlılık nosyonunu savunmuştu, hayvanlarda bir parça benlik bulunduğuna inanıyordu. Aynı kitapta şöyle yazıyordu, “ancak insanda ve hayvandaki zihin farklılık tür farkı değil derece farkıdır. Böylece, insanlarla diğer hayvanlar arasında bilişsel yetenekler anlamında grinin tonları vardır, siyah-beyaz farklılıklar yoktur. Hayvanlar insanlar gibi hayat ve  ölüm üzerine düşünemiyorlarsa da gene de bir derece benlik sahibi olabilirler.”

Uzun yıllar boyunca kutlardan evcil köpeklere, tilkilere, Adelei penguenlerinden diğer kuşlara kadar bir çok hayvanı inceledikten sonra hayvanların sadece kendilerinin farkında olduğu sonucuna ulaşmakla kalmadım, farkındalığın farklı dereceleri olduğunu da anladım. Çalışma arkadaşlarımın yapmış olduğu incelemeleri de göz önüne aldıktan sonra hayvanlarda beden sahibi olmak ve “bana ait” gibi bir duygunun olduğunu öne sürmek son derece mantıklı geliyor bana. Mesela; bir nesne ya da bir varlık bir diğerine etki ettiğinde hayvan “bu bedene bir şey oluyor” şeklinde tecrübe eder olayı. Bir çok primat temizlenirken kendini rahat hisseder, bir çok türün üyesi de acıdan uzak durup zevk almaya çalışır. “Bu beden” duygusunun “benim bedenim” veya “ben”le birleşmesi gerekmiyor. Çoğu hayvan koşarken, akrobasi yaparken ya da birbirine çarpmadan aynı çizgi üzerinde yarışırken ya da koordine bir av birimi halinde hareket ederken vücut kısımlarının boşlukta kapladığı yerin farkındadır. Bedenlerinin başkasının bedeni olmadığının farkındadır.

Minding Animals:Awareness, Emotions and Heart adlı kitabımda ve başka yazılarımda beden duygusunun bir çok hayvan için yaşadıkları sosyal ortamlarına dahil olabilmeleri için gerekli ve yeterli olduğunu yazmıştım. Ama; insanlar için bedenlerinin farkında olma duygusu bir çok durumda hareket etmelerine imkan tanısa da gereksindikleri şekilde işlevlerini yerine getirmeleri için yeterli değildir. Bir insan normalde kim olduğunu, bilir, adını söyler, “bu bedenin” kendisinin olduğunu bilir. “Bana ait”likte, “beden sahibi olmak”ta “ben” duygusu vardır.

Hayvan benlikleri üzerine kişisel yorumum, David Graybeard ve Jethro’nun  kendilerinin arkadaşları gibi olmadıklarını bildikleri yönünde. Çoğu hayvan “bu benim kuyruğum”, “bu benim alanım”, “bu benim kemiğim”, bu benim arkadaşım” ve “bu benim çişim” gibi gerçekleri bilir. “Bana ait olan” duyguları ve “beden sahibi olmaları” onların “benlik” duygusunun ta kendisidir.

 

Hayvanlar kendilerini diğerlerinden nasıl ayrı tutarlar? Farkındalık konulu bir çok incelemede  görsel ipuçlarının nasıl kullanıldığını değerlendirmek amacıyla aynalar kullanılmıştır. Esir primatlar, yunus ve filler için bu çalışma son derece etkili olmuştur. Ayna türü imajlar bir çok alan incelemesinde bulunmaz ama, bir çok bireyin sudaki yansımalarına bakarak bir şeyler öğrenmesi mümkün. Farkındalıkla  ilgili çalışmalarda görme duyusundan başka diğer duyuların rolünü de  öğrenmek zorundayız; çünkü bazı hayvanlar, mesela hayvanları birbirinden ayırabilen kemirgen gibi bazı hayvanların görsel imajlara tepki vermediğini biliyoruz. Bir çok hayvan için koku ve ses de çok önemlidir.Bir çok memeli hayvan kendi idrarı ile başkalarının idrarının, salgılarının farklı olduğunu bilir, bir çok kuş kendi şakımalarının ve başkalarının şakımalarının farklı olduğunu bilir. Jethro’nun “sarı kar”ını sağa sola taşıya taşıya Jethro’nun kendi idrarı ve başka hayvanların idrarı arasında net ayrımcılıklar yaptığını gözlemledim. Belki de benlik duygusu başka benliklerden elde edilerek bir araya getirilen birleşik bir sinyale dayanıyordur.

Hayvanlardaki farkındalıkla ilgili “akademik” sorular bulunsa da hayvanların benliklerini öğrenmek için de pratik sebepler bulunuyor. Hayvan benlikleriyle  ilgili sorulara güvenilir yanıtlar bulmak çok önemli; bu yanıtlar hayvanların maruz bırakıldığı davranışları savunmak amacıyla kullanılıyorlar. Ancak bir hayvan kim olduğunu bilmese bile bu vücuduna ağrı ve acı veren bir şeyler olduğunu hissedemiyor anlamına gelmez.Farkındalık sağlıklı olmanın nesnel olarak değerlendirilmesine yönelik güvenilir bir test olmayabilir.

Öyleyse, kendilerine bakarken, kendilerini işitirken, kendilerini koklarken hayvanlar, “bu ben’im!” diyorlar mı? “Ben-olma” duyguları var mı? Özellikle yabani hayvanlar söz konusu olduğunda bu sorunun cevabını bilmiyoruz. Artık koltuktan kalkıp alana inme vakti. Spekülasyon ciddi davranış çalışmalarının yerini tutmaz.

Bazı insanlar hayvanlarda farkındalık olabileceği olasılığını kabul etmek istemezler; çünkü eğer kabul ederlerse insanlarla hayvanlar arasındaki sınırlar belirsizleşir ve onların o dar ve antroposentrik dünya görüşleri yıkılıp yok olabilir. Ancak Darwin’in deneysel bilgi ve sağduyunun yanında devamlılıkla ilgili düşünceleri, sadece insanların ve belki büyük kuyruklu maymunlar ve su memelileri gibi bazı hayvanlarda bir çeşit benlik duygusunun evrim geçirdiği gibi tartışmasız kabul edilen iddialara karşı bizi dikkatli olmaya çağırıyor.

 

Çeviri:CemC

 

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.